Ceza Genel Kurulu Kararına Yazılan Muhalefet Şerhine Dönüşen Makalenin Hikâyesi

Özelleştirme Uygulamalarının Mühür Bozma Suçuna Etkisi

(Hüsamettin UĞUR, Yargıtay 11. CD. Üyesi-Terazi Dergisi’nin Cilt: 9, Sayı: 100, Aralık 2014 tarihli sayısında, sayfa: 555-561’de yayınlanmıştır. Derginin 896 sayfa olan 100. sayısında 100 makale yayınlanmıştır.)

ÖZ: TCK’nun 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun konusu, kanun gereği veya kanun ile yetkili kılınan kamu idaresince konulan mühürdür. Mühürlemeye yetkili makam, kanun ile mühürleme yetkisi verilen kamu kurum ve kuruluşları, kamusal yetkiyi haiz idari organlar. Bu suç ile korunan yarar, devletin, kamu idaresinin otoritesidir. Bu çalışma, elektrik ve doğalgaz dağıtım ve satış hizmetlerinin özelleştirilmesi sonrasında lisans sahibi özel şirketlerin uyguladığı mühürlerin bozulması eylemlerinin suç oluşturmayacağına ilişkindir.

Anahtar Kelimeler: Mühür, Mühür Bozma, Yetkili Makam, Özelleştirme Uygulamaları, Suçların Kanuniliği İlkesi.

Abstract: The subject-matter of the unsealing offence enshrined under Article 203 of the Turkish Penal Code (TPC) is the seal placed by the administrative body authorized under the law. The authorized bodies to place a seal are state institutions, organizations and administrative institutions with public mandate. The legal interest protected by way of this offence is the authority of public administration. This study is about the argument that unsealing actions by private companies having license after privatization of distribution and sale of natural gas is no longer an offence.

Keywords: Seal, Unseal, Authorized Institution, Privatization Practices, Principle of “no penalty without a law”.

Giriş

765 sayılı TCK’nun 274. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçuna, 5237 sayılı TCK’nun topluma karşı suçlar kısmının kamu güvenine karşı suçlar bölümünde, 203. maddede yer verilmiştir. Suç ile “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi” cezalandırılmaktadır. Bu çalışmanın konusu, özelleştirme uygulamalarının mühür bozma suçuna etkisidir. Ancak konunun anlaşılabilmesi için, kısaca da olsa mühür bozma suçuna ilişkin genel açıklamalar, özellikle de suçun konusu, bu suç ile korunan hukuki yarar ve mühürlemeye yetkili makam gibi hususların açıklanması gerekir.

1. Mühür Bozma Suçuna İlişkin Genel Açıklamalar

1.1. Suçun Konusu

Öğreti ve uygulamada kabul edildiği gibi, suçun konusu “kamu idaresince konulan mühür”dür. Bununla birlikte suça dolaylı olarak konu olan başka bir şey daha vardır, o da devletçe mühür altına alınmak istenilen “eşya”dır. Devlet bazı durumlarda bir eşyanın o biçimde muhafaza edilmesinde kamu yaran görerek, bunu sağlamak için o eşyayı mühürlemektedir.1 Burada mühür, bir şeyin olduğu gibi muhafazası hususunda devletin iradesini gösteren temsili bir işarettir.2 Madde hükmü “resmi mühür” içindir. Özel şahıslar tarafından, hatta bir “mukavele” (mesalâ rehin mukavelesi) gereğince konulmuş mühürlerin bozulmasının bu hüküm ile ilgisi yoktur.3

Mühür bozma suçunun konusu olan mührün maddi yapısı, şekli önemli değildir. Suçun maddi konusu, Kanun uyarınca4 veya kanun ile yetkili kılınan kamu idaresince konulan mühür olduğundan, mühür bozma suçunun oluşması için Kanun uyarınca veya yetkili makam tarafından usulüne uygun olarak konulmuş bir mühür, olmazsa olmaz unsurdur. Mühürleme tutanağı ise işlendiği iddia edilen suçun ispatlanmasına ilişkin bir delilidir. Suç için mühürlemeden haberdar olunması yeterli olup, mühürleme tutanağının tebliğ edilmesi zorunlu bir unsur değildir.5 Örneğin, sanığın oluşa uygun ikrarı mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli olabilir. Mühürleme yapılmadan sadece ruhsata aykırı veya ruhsatsız inşaat durdurulmuş, işyeri kapatılmış ya da kaçak kullanılan su-elektrik kesilmiş ve buna aykırı davranılmışsa, eylem (İmar Kanunu’na muhalefet, imar kirliliğine neden olmak, karşılıksız yararlanma veya hırsızlık gibi) başka bir suç oluştursa bile mühür bozma suçu oluşmaz.6

1.2. Suç İle Korunan Hukuki Yarar

Mühür bozma suçu ile korunan yarar, devletin, kamu idaresinin otoritesini korumaktır. Devlet mühürlediği eşyanın aynen korunmasında gördüğü kamu yararının gerçekleşmesine yönelik iradesine karşı gelen eylemi cezalandırmaktadır.7 Başka bir deyişle, devletin otoritesinin korunması sağlanmaya çalışılırken aynı zamanda kamusal faaliyetin engellenmesi de önlenmek istenmektedir.8 Yargıtay da mühür bozma suçu ile getirilen hükmün, yetkili merci tarafından mühürlenen yerde, faaliyeti durdurmak ve “devlet organlarının nüfuz ve itibarını” korumak amacını taşıdığını belirtmiştir.9 Bu nedenle suçun oluşması için mutlaka mührün bozulması şart değildir. Mühürlemenin amacına aykırı hareket edilmesi ile de suç oluşur. Çünkü mühür, bir yapının, işyerinin veya eşyanın olduğu biçimde kalmasını isteyen devlet iradesini temsil eden işarettir. Bir başka anlatımla mühür, konulduğu eşya üzerinde maddi bir engel olmayıp, sadece sembolik mahiyette bir muhafaza görevine sahip olduğundan, korunmak istenen eşyanın üzerine konulabileceği gibi, eşyanın bulunduğu yere de konulabilir.10

1.3. Mühürlemeye Yetkili Makamdan Ne Anlaşılmalıdır

TCK’nun 203. maddesinde “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca … konulan mühür” ifadesi kullanılmıştır. 203. maddenin karşılığı olan 765 sayılı TCK’nun 274. maddesinde “Bir kimse, kanuna yahut hükümetin emrine tevfikan … vaz olunan mühür” ifadesi mevcuttu. “hükümet”ten kastın “kamu idaresi”, “yetkili makam” “devlet, resmi makam” “resmi mercii” “devletin yetkili organı” olduğu, amacın, kamu idaresinin iradesine yapılacak saldırıları etkisiz kılmak ve devlet faaliyetinin aksatılmadan yürütülmesini sağlamak, kamu otoritesini zedeleyen eylemleri önlemek olduğu öğretide (mukayeseli hukuka da atıfta bulunularak) ittifakla kabul edilmiştir.11 5237 sayılı TCK’nun 203. maddesinde hükümet yerine “yetkili makam” ibaresi kullanılmış ise de bunun da aynı anlama geldiği, ancak “hükümet” kavramına göre daha yerinde bir tabir olduğu ortadadır. Kaldı ki şimdiye kadar, yetkili makamdan kastın sadece kamu idaresi değil, özel hukuk tüzel kişileri olduğuna ilişkin bir görüş de ileri sürülmemiştir.

Buna göre, mühürlemeye yetkili makamın, kanun ile mühürleme yetkisi verilen kamu kurum ve kuruluşları, kamusal yetkiyi haiz idari organlar olduğu söylenebilir. Özel yasalarda mühürleme yetkisi tanınan kurum ve kuruluşlara bakıldığında, bunların da bakanlıklar, belediyeler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar olduğu görülecektir.12 Kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mühürleme yetkisi, kamu görevlileri eliyle yerine getirilir. Özel hukuk tüzel kişileri arasında sözleşme veya bir hukuki ilişki kapsamında uygulanacak mührün bozulması, TCK’nun 203. maddesindeki suçu oluşturmayacaktır. 5237 sayılı TCK’nun “Tanımlar” başlıklı 6. maddesinin gerekçesindeki “…kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağına” ilişkin açıklama da bu konuda önemlidir.

1.4. Suçun Faili ve Diğer Bazı Hususlar

Herhangi bir kimse suçun faili olabilir. Mühürlenen işyerinin, eşyanın sahibi, sorumlusu, kiralayanı, işleteni, zilyedi, inşaatın sahibi, müteahhidi (yüklenicisi), taşeronu (alt yüklenicisi), tüzel kişilerde yetkili temsilci (yönetici, sorumlu müdür), suçun faili olabileceği gibi bunlar yararına hareket eden herhangi bir kimse de olabilir. TCK’nun genel hükümlerine göre suça iştirak belirlenebilir. Tüzel kişiliğin veya adi ortaklığın yasal temsilcileri birden fazla ise veya işyerinde birden fazla kimse çalışıyorsa gerçek sorumluyu tespit etmek zor olabilir. İşyerini birlikte işletmek, suçun da birlikte işlendiğini göstermez.13

İcraî hareketle işlenebilen, serbest hareketli bir suç olan mühür bozma suçu, etkileri devam etse de ani suçtur.14 Eşyaya dokunulmasa da mühür kırılmakla suç oluşur.15 Suç tarihi mührün bozulduğu, kırıldığı, kaldırıldığı veya mühürlemenin amacına aykırı davranıldığı tarihtir. Mührün bozulması eyleminde icra hareketlerinin bölünebileceğinin kabulü çok kolay olmasa da mühürlemenin amacına aykırı davranmada suçun icra hareketleri bölünebilir. Bu açıdan teşebbüs mümkündür. Suç için genel kast yeterlidir. Suçun oluşması için bir zararın meydana gelmesi gerekmez.

2. Özelleştirme Uygulamaları ve Mühür Bozma Suçu

2.1. Özelleştirme Uygulaması

Dar anlamda özelleştirme, kamu iktisadi teşekküllerin mülkiyet ve yönetiminin özel sektöre devredilmesi anlamına gelir. Bu tür özelleştirmeden bahsedilebilmesi için mülkiyet devri şarttır. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) en az %51’lik hissenin özel sektöre devredilmesi gerekir.16 Kamu Yönetimi Sözlüğü’nde ise özelleştirme, “(Fr. privatisation; İng. privatization) dar anlamda, sermayesinin kısmen ya da tamamen devlete ait olduğu girişimlerle, devlete ait payların kısmen ya da tamamen özel kişi veya kuruluşlara satılması, geniş anlamda ise, özellikle ekonomik etkinlikleri bakımından sınırlandırılmış ve küçültülmüş bir devlet; serbest piyasa ekonomisi uygulamasının önündeki tüm engellerin kaldırıldığı bir ekonomik ve toplumsal düzen yaratmaya yönelik karar, eylem ve işlemlerin tümü” olarak tanımlanmaktadır.17

1982 Anayasası’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtilmiştir. Öte yandan Anayasa’nın 47. maddesinde de “Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir” hükmü ile baştan beri özel teşebbüslerin devletleştirilmesine imkân sağlanırken, özelleştirmeye ilişkin bir hükme yer verilmemişti. Anayasa’nın 47. maddesine 13.08.1999 tarih ve 4446 sayılı Kanun ile eklenen 3 ve 4. fıkralarla, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerin özelleştirilmesine imkân tanındı.18 Özelleştirme yöntemleri, blok satış, işletme hakkı satışı, tesis/varlık satışı, halka arz, menkul kıymet satışı, yarım kalmış tesis satışı, bedelli/bedelsiz devir şeklinde olabilmektedir.19 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da Kanunun amacı “ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek” (m. 1) olarak açıklanmıştır.

Özelleştirme uygulamalarının başladığı 1984 yılından, özelleştirilmeye ilişkin hukuksal çerçeve olan 4046 sayılı Kanun’a kadar (1984-1994 yılları arasında) yirmi kadar yasal düzenleme yapılmışsa da yetki sorunları ve hukuksal altyapı eksikliği nedeniyle birçok yasal düzenleme ve uygulama Anayasa Mahkemesi ile idari yargıdan geri dönmüştür.20Konumuz,özelleştirme uygulamalarının mühür bozma suçuna etkisi olduğundan, bununla sınırlı olarak bazı düzenlemelere işaret edilecektir.

2.2. Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun

24.11.1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un21 37. maddesine göre, “özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak; a) (Değişik bent: 27/04/1995 – 4105/2 md.) Bu Kanun hükümleri gereğince özelleştirme programına alınan kuruluşlar özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan bu Kanuna aykırı hükümler ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmaz.” Görüldüğü gibi, değil özelleştirme sürecinin bitmesi, özelleştirme sürecinin başlamasıyla (programa alınmasıyla) birlikte kamu kuruluşları, özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır. Bu şekilde özel hukuk hükümlerine tabi kılınan bir kuruluşun ise diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farkı yoktur.

2.3. Elektrik ve Doğalgaz Dağıtım ve Satış Hizmetlerinin Özelleştirilmesi

Türkiye’de elektrik üretimi, iletimi, dağıtım ve satış hizmetleri, daha önce bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) ile buna bağlı müessese ve ortaklıklar eliyle gerçekleştirirken, özelleştirme uygulamaları kapsamında, hisse ve işletme hakkının devri yoluyla özelleştirilmiştir. Bunun için TEK, Bakanlar Kurulu’nun 12.08.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Kararı ile Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yapılandırılarak, 1994 yılında TEAŞ ve TEDAŞ şeklinde tüzel kişiliğe kavuşturulmuştur.22 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK’nin 3. maddesinde yapılan değişiklikle iktisadi devlet teşekküllerinin, anonim şirket şeklinde de kurulabileceği şeklinde yapılan değişikliğe dayanılarak, Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi (TEAŞ), Bakanlar Kurulu kararıyla;23 Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), Elektrik Üretim A.Ş.(EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETTAŞ) unvanlarıyla yeniden yapılandırılmıştır.

Öte yandan 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı “Elektrik Piyasası Kanunu”24 ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu ve Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu oluşturulup, Kanun’un (14.03.2013 tarih ve 6446 SK ile mülga) 14. maddesi ile TEDAŞ, Elektrik Üretim Anonim Şirketi ile bunların müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletme ile varlıklarının özelleştirme işlemlerinin, 4046 sayılı Kanun’a göre Özelleştirme İdaresi Başkanlığı25 tarafından yürütüleceği hükme bağlandıktan sonra TEDAŞ, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 2 Nisan 2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme programına alınmış ve 21 bölgesel elektrik dağıtım şirketine bölünerek, işletme hakkı ( %100 hisse devri yoluyla) özelleştirilmiştir.26

Ayrıca 18.04.2001 tarih ve 4646 sayılı “Doğal Gaz Piyasası Kanunu (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun)27 ile de genel olarak mülkiyeti, işletmesi ve doğal gaz ticaret hakkı belediye veya belediye şirketine ait olan mevcut şehir içi doğal gaz dağıtım tüzel kişilerin kamu hisselerinin yüzde yirmi veya altına düşürecek şekilde devri suretiyle yeniden yapılandırılmaları öngörülmüş, özel olarak da Eskişehir ve Bursa şehir içi dağıtım işletmeleri ile Ankara Elektrik ve Havagazı Müessesesinin (EGO) 4046 sayılı Kanun kapsamında özelleştirilmesi için Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yetki verilmiştir (4646 SK Ek Madde 3). Bu kapsamda bu güne kadar üç şehirde (Bursa, Eskişehir ve Ankara) doğalgaz dağıtım hizmeti de özelleştirilmiştir.

2.4. Özelleştirme Uygulamalarının Mühür Bozma Suçuna Etkisi

Mühür bozma suçu ile özelleştirme uygulamalarına ilişkin olarak buraya kadar yapılan açıklamaların özeti şudur:

Daha önce Anayasa’nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmeti olan elektrik dağıtım ve satış hizmetleri, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK kapsamında iktisadi devlet teşekkülü olan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) ile buna bağlı müesseseler eliyle yürütülüyorken, yapılan Anayasa değişiklikleri, çıkarılan Kanun ve KHK ile Bakanlar Kurulu kararları sonucunda ve özelleştirme uygulamaları kapsamında, elektrik dağıtım ve satış hizmetleri bu amaçla yeniden yapılandırılan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne (TEDAŞ) bırakılmış, TEDAŞ’da 21 bölgesel elektrik dağıtım şirketine (EDAŞ) bölündükten sonra, 15.8.2008-30.09.2013 tarihleri arasında her birinin işletme hakkı (%100 hisse devri yoluyla) değişik tarihlerde dağıtım ve perakende satış lisansı sahibi özel hukuk tüzel kişileri olan şahıslara satılarak özelleştirilmiştir. Dolayısıyla, her bir dağıtım şirketinin, özelleştirildiği tarihten itibaren kamu kuruluşu sıfatı, buna bağlı olarak kamusal görev ve yetkisi sona ermiş, hatta özelleştirme programına alınmasından itibaren özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır (4046 SK m. 37/a). Böylece personelinin de kamu görevlisi sıfatı kalmamıştır.28

Aynı durum, belediye veya belediye şirketine ait olup, özelleştirilen doğal gaz dağıtım hizmetleri için de geçerlidir. İşte bu sebeplerle, özelleştirildiği tarihten sonra kaçak ve usulsüz elektrik/doğalgaz kullanılması nedeniyle dağıtım şirketi personelinin mühürlediği sayaçlarındaki mührün bozulması veya mühürlemenin amacına aykırı hareket edilmesi eylemleri, başka suç ve kabahat oluştursa bile mühür bozma suçunu oluşturmayacaktır.29 Nitekim, mühür bozma suçlarına ilişkin dosyaların temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Kararları da bu yöndedir.30

Mühür bozma suçunun kurucu unsuru ve olmazsa olmazı, kamu idaresince konulan mühür olduğundan, Yargıtay özelleşme nedeniyle suçun oluşup oluşmadığını belirlerken, mühürleme tarihini esas almaktadır. Başka bir ifadeyle, mühür özelleşme öncesinde TEDAŞ görevlileri tarafından konulmuşsa, mührün bozulması özelleşme sonrasında olsa da suçun oluştuğunu kabul etmektedir. Ancak mühür özelleşme sonrasında özel şirket görevlileri tarafından konulmuşsa, artık bu mührün bozulduğu sabit olsa da suç oluşmayacaktır. Bu durumda zincirleme biçimde mühür bozma suçuna konu olan mühürleme işleminin biri özelleşme öncesinde, diğer(ler)i özelleşme sonrasında yapılmışsa, suç teşkil eylem sadece ilk mührün bozulması olacağından, zincirleme suç hükümleri (TCK m. 43) uygulanmayacaktır.31

Bu konuda aksi yönde akla gelebilecek veya ileri sürülecek itirazlar karşısında şu hususlar da önemlidir:

1- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararlarında da belirtildiği gibi Anayasa’nın 38. maddesine göre “kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” Aynı hususlar, 5237 sayılı TCK’nun “Suçta ve Cezada Kanunilik ilkesi” başlıklı 2. maddesinde de vurgulanmış ve “İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz” hükmüne yer verilmiştir. Ne 24.11.1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da, ne 20.2.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 14.3.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, ne de başka bir özel Kanunda özelleştirme sonrasında şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. 4628 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan 25.09.2002 tarihli “Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin Kaçak elektrik enerjisi tüketimi” başlıklı 13. maddesinde kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen kişilerin elektriğinin kesilerek Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş ve anılan maddede yapılan 13.07.2011 tarihli değişiklikle “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek mühür altına alacağı ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağı” hüküm altına alınmış ise de Yönetmelik ile tanınan mühürleme yetkisi, suç olmaktan çıkan eylemi tekrar suç haline getiremez, ceza hukuku açısından geçerli olamaz. Çünkü Yönetmelikler, idarenin düzenleyici işlemleridir.32 Anılan Yönetmeliği de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu çıkarmıştır. AİHS (m. 7), Anayasa (m. 38) ve TCK’nda ifade edilen “Suçta ve Cezada Kanunilik ilkesi”ne göre “İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.”

2- Anılan Yönetmeliğin 13. maddesinde 13.07.2011 tarihinde yapılan değişiklikle kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespiti halinde elektriğin kesilerek sayacın mühürleneceği ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağına” ilişkin hükmün, ceza hükmü içermediği, suç ihdas etmediği, sadece kaçak enerji kullanımı halinde mühürleme işlemi yapılmasına ilişkin bir düzenleme olduğu, suç oluşturan eylemin ise mührün konulması değil kaldırılması olduğu, ayrıca TCK’nun 203. maddesindeki “kanun veya yetkili makam” ifadesinden, mühürlemeyi mutlaka kamu görevlisi tarafından yapılması gerektiği düşüncesine varmanın doğru olmadığı yönünde görüşler bulunsa da33 buna katılmak mümkün değildir. Çünkü bir yere veya eşyaya konulan mühür, mühür bozma suçunun maddi konusu ve kurucu unsurudur. Geçerli bir mühürleme olmadan suç oluşmaz. Mühürlemeye yetkili makamdan maksat, daha önce de belirtildiği gibi “kamu idaresi”, “resmi makam”, “devletin yetkili organı”, kısaca kanun ile mühürleme yetkisi verilen kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Bunlar, mühürlemeyi kanunla verilen yetkiyle, kamu görevlileri eliyle yerine getirirler.

3- “Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği”nin 13. maddesine ilişkin bir başka düşünce de 13.07.2011 tarihli değişiklik baz alınarak yapılan yorumdur. Buna göre, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinden sonra uygulanan mührün bozulması suç teşkil etmemekle birlikte, 13.07.2011 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilere mühürleme yetkisi tanındığından, bu tarihten itibaren mührün bozulması eylemleri tekrar suç oluşturacaktır. Bu görüş, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç konulabileceği anlamına gelir ki katılmak mümkün değildir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi de, TCK’nun 203. maddesindeki “yetkili makamların emri” ibaresinin, Anayasanın 38. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali gerektiğine ilişkin başvuruyu, yetkili makamlara mühürleme emrinin kanun ile verildiği, kanunlarla verilmiş yetkiye dayanılarak mühür konulduğu, mühürleme yetkisinin hangi makamlar tarafından kullanılacağı, kapsamı ve sınırlarının kanunlarla önceden belirlendiğinden reddetmiştir.34

4- Kanun koyucu isteseydi, suç ve ceza siyaseti gereği 4046 sayılı Kanun’da veya Elektrik Piyasası Kanunu’nda, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilere ya da Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na mühürleme yetkisi tanıyabilir ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağını belirtebilirdi. Nitekim 02.03.2005 tarih ve 5307 sayılıSıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası … Kanunu’nun 17. maddesinde, otogaz istasyonlarının bu Kanuna veya idari düzenlemelere aykırı davranışlarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından tespiti halinde, istasyonda yapılan LPG ikmalinin geçici veya süresiz olarak mühürleme suretiyle durdurulacağı, lisans iptali veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin suçun işlenişine iştirak eden yetkilileri hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Buna benzer hüküm, 04.12.2003 tarih ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinde de mevcuttur.35 Dikkat edilirse 4046 ve 5015 sayılı Kanunlarda mühürleme yetkisi verilen kurum, özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi değil, düzenleyici ve denetleyici kurumlardan olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’dur.

5- Diğer suçlar yönünden de Yargıtay tarafından özelleşme sonrası için Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’lerin malları kamu malı sayılmamaktadır. Örneğin, kamu malına zarar verme suçu yönünden, suçun özelleşme öncesi ve sonrasına işlenip işlenmediğine göre hukuki vasıflandırma yapılmaktadır.36 Danıştay da 4046 sayılı Kanun’un 37/a maddesi hükmü karşısında, kamu iktisadi kuruluşu olan Tekel’in, 6.2.2001 tarihinde özeller kapsam ve programına alındığından, Kuruluşun genel müdür ve yönetim kurulu üyelerinin kamu personeli kabul edilmeyeceği, haklarında 2002 yılındaki eylemleri nedeniyle 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına karar vermiştir.37

Sonuç

Mühür bozma suçunun konusu, suç ile korunan hukuki yarar, mühürleme yapmaya yetkili makamlar hususunda öğretideki görüşler ve uygulama ile özelleştirme uygulamalarına ilişkin Anayasal ve yasal düzenlemeler gözetildiğinde, elektrik ve doğalgaz dağıtım ve satış hizmetlerinin özelleştirilmesinden sonra, lisans sahibi özel şirketlerin kaçak ve usulsüz elektrik ve doğalgaz kullanılması dolayısıyla sayaçları mühürlemeleri mümkün ise de bu mührün bozulması veya mühürlemenin amacına aykırı hareket edilmesi eylemleri (karşılıksız yararlanma, hırsızlık veya mala zarar verme gibi) başka bir suç oluştursa da TCK’nun 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunu oluşturmaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin uygulaması da bu yöndedir.

1 GÖKCAN, Hasan Tahsin, Mühür Bozma Yedieminlik Yükümlülüğüne Uymama İhtiyati Tedbir Kararına Aykırılık Suçları ve Tazminat Davaları, Seçkin, Ankara 2001, s. 20, 21

2 EREM, Faruk, “Mühür Fekki”, Ankara Barosu Dergisi, Yıl:15, 1958, Sayı: 3, s. 119 (www.ankarabarosu.org.tr/Siteler/1944-2010/Dergiler/AnkaraBarosuDergisi/1958-3.pdf, E.T.:19.05.2014)

CİHAN, Erol, Mühür Bozma (Fekki) Suçu, Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, Yıl: 1969, Sayı: 4s. 47, (www.journals.istanbul.edu.tr/iumhad/article/viewFile/1023003043/1023002633, E.T.: 19.05.2014)

3 GARÇON, m. 249, n. 9 (aktaran, EREM, s. 119)

4 TCK’nun 203. maddesi kapsamında “Kanun uyarınca … konulan mühür” için en güzel örnek, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’dur. Uzunluk, alan, hacim, ağırlık gibi ölçü aletleri ile elektrik, su, doğalgaz sayaçları gibi her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin doğru ayarlı ve uluslararası birimler sistemine uygun olarak imali, ithali ve kullanılmasını sağlamak için bunların muayenesi, ayarlanması ve damgalanması bu Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır. Örneğin, elektrik sayaçlarına üretim aşamasında tatbik edilen bakanlık mührü, 3516 sayılı Kanun hükmü gereği olduğundan, kamu kurum ve kuruluşlarınca yasalara aykırı olarak yapılan ruhsatsız işyeri veya inşaat ya da kaçak elektrik ve su kullanımın tespitinde olduğu gibi ayrıca bir mühürleme tutanağı olmaz.

5 “mühür bozulmadan mühürlemenin amacına aykırı olarak elektrik kullanımının devam edildiğinin tutanak ile tespit edildiği olayda; suçun oluşması için tebligat yapılmasının zorunlu olmadığı, sanığın mühürlemeden haberdar olmasının yeterli olduğu…” (11. CD., 02.07.2014, 2014/430 E., 2014/1321 K.)

6 “su kapatma zaptında su sayacına körtapa yapıldığının belirtildiği ancak herhangi bir mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığının tespitine yer verilmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle usulüne uygun bir mühürleme yapılıp yapılmadığı katılan idare, sanık ve tutanak mümzilerinden sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı,” (11. CD., 11.07.2013, 2012/12822 E., 2013/11804 K.)

7 YAŞAR, Osman, GÖKCAN, Hasan Tahsin, ARTUÇ, Mustafa, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Cilt: IV, s. 5550, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010

8 MALKOÇ, İsmail, Açıklamalı-İçtihatlı Yeni Türk Ceza Kanunu, 2. Cilt, s. 1724, Ankara, 2008

9 YCGK. 12.10.1981, 273-336 (Malkoç, İsmail, s. 1725)

10 DALLOZ, Reportoire du Droit et de Procedure Penale, C. II, 1954, s. 823, not:8 (aktaran, CİHAN, Erol, s. 49)

11 GÖZÜBÜYÜK, Abdullah Pulat, Türk Ceza Kanunu Gözübüyük Şerhi, 5. Bası, Kazancı Hukuk Yayınları, No: 64, Cilt:2, s. 1124, 1126, CİHAN, s. 48, EREM, s. 119, GÖKCAN, s. 19, 23, ARTUK, M. Emin, GÖKÇEN, Ahmet, YENİDÜNYA, Caner, 5237 sayılı Kanuna Göre Hazırlanmış Ceza Hukuku Özel Hükümler, Turhan Kitabevi, 6. Baskı, Ankara, 2005, s. 313

12 Örneğin; İmar K. m. 32, 42, Gümrük K. m. 34, 88, 90, 173, Vergi Usul K. m. 143, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu … m. 16, 17, Petrol Piyasası K. m. 19, 20

13 “Sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde işyerini işletmediğini savunması, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarında adı bulunan ancak, imzadan imtina eden sanık H. D.’in işyerinde olması, suça konu fırında çalışan tanıkların, bu yerin H. D. tarafından işletildiğini beyan etmeleri karşısında, zabıta araştırmasına göre işyerini baba oğul olan sanıkların birlikte işlettikleri belirtilmiş ise de, işyerini birlikte işletmenin mührün de birlikte bozulduğunu göstermeyeceği cihetle; sanık S.’in, diğer sanık H.’in mühür bozma eylemine ne şekilde iştirak ettiğine dair sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,” (11. CD., 02.07.2014, 2013/23358 E., 2014/13239 K.)

14 CİHAN, s. 54

15 EREM, s. 118, ARTUK/GÖKÇEN/YENİDÜNYA, s. 315 (Ayrıca, Erem, s. 1463; Erman /Özek, s. 442; Önder, TCH Özel Hükümler, İstanbul 1994, s. 248’den aktaran; GÖKCAN, s. 27) Uygulama da bu yöndedir: “…tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilip mührün kim tarafından bozulduğunun belirlenmesinden sonra 5237 sayılı TCK’nun 203. maddesindeki suçun oluşması için mührün bozulması yeterli olup ayrıca konuluş amacına aykırı hareket edilmesinin aranmayacağı” (11. CD., 07.11.2013, 2012/13277 E., 2013/16261 K.)

16Geniş anlamda ise milli ekonomi içerisinde, kamunun rolünün asgariye indirilmesi veya tamamen kaldırılmasıdır. Millileştirmenin tam tersidir. Bu anlamıyla özelleştirme sadece kamu kuruluşlarının elden çıkarılması değil, piyasanın tam anlamıyla serbest piyasa koşullarına uygun hale getirilmesi, devletin elini ekonomiden neredeyse tamamen çekmesidir. (http://www.ekodialog.com/Konular/ozellestirme.html E.T.:10.10.2014)

17“Özelleştirmenin ilk uygulayıcıları, ABD’de Reagan, İngiltere’de Thatcher yönetimleridir. Türkiye’de özelleştirme uygulamaları 1980’li yıllarda Turgut Özal hükümetince başlatılmıştır.” (Bozkurt, Ömer; Ergun, Turgay; SEZEN, Seriye (Editör); Kamu Yönetimi Sözlüğü (Fransızca ve İngilizce Karşılıklarıyla), 2. Baskı, TODAİE, 2008, s. 193, 194)

18 “(Ek fıkra: 13/08/1999 – 4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.

(Ek fıkra: 13/08/1999 – 4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.”

19Türkiye’de özelleştirme yöntemleri, genellikle blok satış (POAŞ’ın % 51 hissesi, TÜRK TELEKOM’un yüzde %55 hissesi), işletme hakkı satışı (Elektrik Üretim ve Dağıtım A.Ş’leri ile Derince Limanı), tesis/varlık satışı (genellikle kamu taşınmazları, EBK’nun bazı varlıkları ile bazı termik santrallerin ihale/teklif ile satışı), halka arz (TÜPRAŞ, TÜRK TELEKOM’un %15 hissesi), İMKB’da satış (POAŞ’ın kalan hisseleri), yarım kalmış tesis satışı, bedelli devir, bedelsiz devir (KARDEMİR) şeklinde gerçekleştirilmiştir. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye’de Özelleştirme-1, www.oib.gov.tr/yayinlar/yayinlar.htm E.T.:10.10.2014)

20 YAYMAN, Hüseyin, 1980 sonrası Türkiye’de Özelleşme Uygulamalarının Gelişimi ve Kamu Yönetimi Üzerine Etkileri, Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F Dergisi, 3/2000, s. 135-156, (http://iibfdergisi.gazi.edu.tr/index.php/iibfdergisi/article/download/460/450, E.T.:10.10.2014) Özelleştirme uygulamaları hakkında geniş bilgi için Bkz.: Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye’de Özelleştirme-1 (Word), Türkiye’de Özelleştirme-2 (Exel) (www.oib.gov.tr/yayinlar/yayinlar.htm)

21 27.11.1994 tarih ve 22124 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

22 www.tedas.gov.tr.

23 05.02.2001 tarih ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 02.03.2001 tarihli Resmi Gazete.

24 3.3.2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazete. 14.3.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 30. maddesi ile 4628 SK’nun başlığı “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiş, 31. maddesine göre de; “Diğer mevzuatta, 4628 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.” (30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazete)

25 4046 SK’nun 3. maddesine göre, Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu kurulmuş olup, Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür. Kurulun başlıca görevi, Kanun’un 1. maddesinde sayılan kuruluşların “Özelleştirme kapsamına” alınması, mali ve hukuki açıdan “özelleştirmeye hazırlanması”, gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesi, özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi…dir.

26 Özelleştirmede, 4046 sayılı Kanun çerçevesinde dağıtım sisteminin 30 yıllık süre için işletme hakkına ve dağıtım/perakende satış lisanslarına sahip şirketlerin sermayelerindeki %100 oranında TEDAŞ hissesinin blok olarak satış yöntemi uygulanmakta, şirketlerin faaliyet alanında bulunan mevcut dağıtım hat ve tesisleri ile bunların işletilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınmazların mülkiyetleri TEDAŞ’ta bırakılmak suretiyle işletme hakları ihaleyi alan şirketlere verilmektedir [Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) 2012 Yılı Raporu, s. VI, http://www.sayistay.gov.tr/rapor/kit/2012/25tedas.pdf, E.T.: 10.10.2014].

27 2.5.2001 tarih ve 24390 sayılı Resmi Gazete.

28 4046 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki “özelleştirme programına alınan kuruluşların personelinin, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılmalarına, özelleştirilmenin paralarına, para hükmündeki evrak ve senetlerine karşı işledikleri suçlar ile bilânço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına” ilişkin hüküm bu gerçeği değiştirmemektedir. Buna benzer düzenlemeler, örneğin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu (m. 62/son), 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu (m. 47) ve daha bir çok özel yasada eskiden beri mevcuttur. Bu kimseler kamu görevlisi olmadıkları ve 4483 sayılı Kanuna tabi bulunmadıkları halde, kanun koyucu tarafından, suç ve ceza siyaseti gereği olarak görevleri kapsamında işledikleri suçlarda kamu görevlileri gibi cezalandırılacakları öngörülmüştür.

29 Mühür bozma suçu yönünden önem taşıyan özelleştirme tarihleri: Aydem EDAŞ: 15.08.2008, Başkent EDAŞ: 28.01.2009, Sakarya EDAŞ: 11.02.2009, Kayseri ve civarı EDAŞ: 15.07.2009, Meram EDAŞ: 30.10.2009, Osmangazi EDAŞ: 31.05.2010, Uludağ EDAŞ: 31.08.2010, Çamlıbel EDAŞ: 31.08.2010, Çoruh EDAŞ: 30.09.2010, Yeşilırmak EDAŞ: 29.12.2010, Fırat EDAŞ: 31.12.2010, Akedaş EDAŞ: 01.01.2011, Trakya EDAŞ: 30.12.2011, Boğaziçi EDAŞ: 28.05.2013, Akdeniz EDAŞ: 28.05.2013, Gediz EDAŞ: 29.05.2013, Aras EDAŞ: 28.06.2013, Dicle EDAŞ: 28.06.2013, Vangölü EDAŞ: 26.07.2013, İstanbul Anadolu Yakası EDAŞ: 31.07.2013, Toroslar EDAŞ: 30.09.2013, Ankara Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.:31.05.2013, Eskişehir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım A.Ş.: 10.03.2004, Bursa Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım A.Ş.: 19.04.2004.

30 11. Ceza Dairesinin bu konudaki kararları 22.10.2013 tarihinden beri verilmektedir. (Örneğin, 11. CD., 10.07.2014, 2013/27156 E., 2014/13920 K. Terazi Dergisi, Sayı: 98, Ekim 2014, s. 174-175, 11. Ceza Dairesinden önce temyiz incelemesini yapan 5. Ceza Dairesi, özelleşme sonrasında da uygulanan mührün bozulması eylemlerini suç kabul ediyordu. Örneğin, 5. CD., 22.11.2012, 2012/2616 E., 2012/11914 K.).

31 “Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 28.01.2009 tarihinde hisselerinin özel şirkete devredildiği, 15.05.2009 tarihinde lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan mühürlemenin mühür bozma suçuna konu olamayacağı, sanığın sadece özelleştirmeden önce 20.12.2008 tarihli mührü bozmasının suç oluşturacağı, zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı…” (11. CD., 22.05.2014, 2013/26856, 2014/9917 K.)

32 Anayasa’nın 124.  maddesine göre: “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunla belirtilir”.

33 11. CD’nin 18.03.2014 tarih ve 2013/2361 E, 2014/5024 ayılı Kararındaki muhalefet şerhi.

34 Any. Mhk., 22.05. 2013, 2012/77 E., 2013/66 K. (26.07.2013 tarih ve 28719 sayılı Resmi Gazete). Aksi halde değil Yönetmelik, öğretide yasama faaliyeti olduğu yönünde görüşlerin de bulunduğu KHK ile suç ve ceza konulamayacağı gibi, suç sayılan fiillerin de KHK ile öngörülemeyeceği gerekçesiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nin 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının (b) bentleriyle 61. maddesinin anılan bentler yönünden incelenen (a) ve (c) bentlerinin iptaline karar vermiştir. (Any. Mhk. 2.3.2004, 2002/92 E., 2004/25 K., 14.5. 2004 tarih ve 25462 sayılı Resmi Gazete) Gbi. Bkz.:UĞUR, Hüsamettin, Anayasa Mahkemesinin İptal Kararları ve 5833 sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Sonrasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK Kapsamındaki Suçlar, Terazi Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 31, Mart 2009)

35 5015 SK m. 20: Akaryakıt istasyonu kapsamında sürdürülen bayilik faaliyetlerinin, bu Kanuna veya bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelere aykırılığının Kurumca tespiti halinde, anılan istasyonda yapılan akaryakıt ikmali Kurumca geçici veya süresiz olarak mühürleme suretiyle durdurulur. … Lisans iptaline veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri hakkında, Türk Ceza Kanununun 203. maddesi hükümleri uygulanır.

36 “Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’deki % 100 oranındaki hissesinin 30.04.2009 tarih ve 2009/16 numaralı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özel hukuk tüzel kişisi olan … A.Ş.’ye satılması karşısında; sanıkların zarar verdiği MEDAŞ’a ait trafo binasının Yerel Mahkeme Kabulünün aksine kamu malı olmadığı,” (9. CD., 05.03.2013, 2012/11364 E., 2013/3336 K.) “30.10.2009 tarihinde özelleşen bu nedenlerle suç tarihi itibariyle kamu kurumu niteliğinde olan MEDAŞ’a ait olan … kabloları keserek … arabaya yükleyip … yakalandıkları olayda kamu malına zarar verme ve kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık suçlarının oluştuğu…” (15. CD., 19.03.2013, 2012/20430 E., 2013/5061 K.)

37 Dan. 1. Daire, 11.10.2004, 2004/273 E., 2004/262 K.-UYAP

KAYNAKÇA

ARTUK, M. Emin; GÖKÇEN, Ahmet; YENİDÜNYA, Caner; 5237 sayılı Kanuna Göre Hazırlanmış Ceza Hukuku Özel Hükümler, Turhan Kitabevi, 6. Baskı, Ankara, 2005

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye’de Özelleştirme-1, www.oib.gov.tr/yayinlar/yayinlar.htm

BOZKURT, Ömer; ERGUN, Turgay; SEZEN, Seriye (Editör); Kamu Yönetimi Sözlüğü (Fransızca ve İngilizce Karşılıklarıyla), 2. Baskı, TODAİE, 2008

CİHAN, Erol; “Mühür Bozma (Fekki) Suçu”, Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, Yıl: 1969, Sayı: 4 (www.journals.istanbul.edu.tr/iumhad/article/viewFile/1023003043/1023002633)

EREM, Faruk; “Mühür Fekki”, Ankara Barosu Dergisi, Yıl:15, 1958, Sayı: 3 (www.ankarabarosu.org.tr/Siteler/1944-2010/Dergiler/AnkaraBarosuDergisi/1958-3.pdf)

GÖKCAN, Hasan Tahsin; Mühür Bozma Yedieminlik Yükümlülüğüne Uymama İhtiyati Tedbir Kararına Aykırılık Suçları ve Tazminat Davaları, Seçkin, Ankara 2001

GÖZÜBÜYÜK, Abdullah Pulat; Türk Ceza Kanunu Gözübüyük Şerhi, 5. Bası, Kazancı Hukuk Yayınları, No: 64, Cilt: 2

MALKOÇ, İsmail; Açıklamalı-İçtihatlı Yeni Türk Ceza Kanunu, 2. Cilt, s. 1724, Ankara, 2008

UĞUR, Hüsamettin; Anayasa Mahkemesinin İptal Kararları ve 5833 sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Sonrasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK Kapsamındaki Suçlar, Terazi Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 31, Mart 2009

YAŞAR, Osman; GÖKCAN, Hasan Tahsin; ARTUÇ, Mustafa; Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Cilt: IV, s. 5550, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010

YAYMAN, Hüseyin; “1980 sonrası Türkiye’de Özelleşme Uygulamalarının Gelişimi ve Kamu Yönetimi Üzerine Etkileri”, Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F Dergisi, 3/2000 (http://iibfdergisi.gazi.edu.tr/index.php/iibfdergisi/article/download/460/450)

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir