Author: Hüsamettin UĞUR

0

SON ON YILLIK YARGITAY UYGULAMALARIYLA ADLÎ ARAMA

Ceza hukukunda bir koruma tedbiri olan adli aramanın hangi şartlarda, nasıl yapılacağı başta Anayasa olmak üzere, pozitif hukuk normlarıyla düzenlenmiştir. Arama kural olarak ancak hakim kararı ile, istisnai şartlarda Cumhuriyet savcısı veya kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabilir. Arama işlemi esnasında ise komşu veya ihtiyar heyetinden iki arama tanığı (hazirun) bulundurulmalıdır. Çok açık pozitif normlara ve yüksek mahkeme kararlarına rağmen, hukuka aykırı biçimde yapılan arama ve arama sonucunda elde edilen delillerin değerlendirilmesi konusunda uygulayıcıların yeterince duyarlı davranmadıkları, hatta, kuralların istisna, istisnanın kural haline getirildiği, Cumhuriyet savcılarının arama kararı verirken, kolluğun arama işlemine başvururken şaşırtıcı gerekçeler gösterdikleri görülmektedir.

0

Ceza Genel Kurulu Kararına Yazılan Muhalefet Şerhine Dönüşen Makalenin Hikâyesi

TCK’ m. 203’de düzenlenen mühür bozma suçunun konusu, kanun gereği veya kanun ile yetkili kılınan kamu idaresince konulan mühürdür. Mühürlemeye yetkili makam, kanun ile mühürleme yetkisi verilen kamu kurum ve kuruluşları, kamusal yetkiyi haiz idari organlar. Bu suç ile korunan yarar, devletin, kamu idaresinin otoritesidir. Bu çalışma, elektrik ve doğalgaz dağıtım ve satış hizmetlerinin özelleştirilmesi sonrasında lisans sahibi özel şirketlerin uyguladığı mühürlerin bozulması eylemlerinin suç oluşturmayacağına ilişkindir.

0

3182 ve 4389 Sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa Göre Dava Hakkı Üzerine Bir Değerlendirme

Ceza Usul Kanunundaki genel kurallardan farklı olarak gerek mülga Bankalar Kanunu gerekse 5411 Sayılı Bankacılık kanununa göre özel düzenleme (kovuşturma şartı) getirerek bu suçlardan dolayı kovuşturma yapılmasını BDDK veya Fon’un (TMSF) yazılı başvuruda bulunmasına bağlamıştır. Ancak ilgili kuruluşların veya bankaların saklı tutulan “dava hakkı” uygulama ve öğretide farklı yorumlanmıştır.

0

5237 Sayılı TCK’na Göre Kazanç ve Kaim Değer Müsaderesi

765 sayılı TCK’ndan farklı olarak 5237 sayılı TCK’nda müsadere hususu eşya ve kazanç müsaderesi olarak 54 ve 55. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu çalışmada daha önce bazı özel yasalarda yer verilen kazanç müsaderesini, bu bağlamda kaim değer müsaderesi ile müsadereye konu malvarlığının elden çıkarılması halinde hangi tarihteki değerin esas alınacağı konusunda 5237 sayılı TCK’nun 55. maddesine paralel hükümler içeren 3628 sayılı Kanunun 14. maddesi çerçevesinde tartışmaya açtıktan sonra sanığın ölümü halinde müsadere (TCK m. 64/1.) konusuna cevap aranmıştır.

0

Kifayetsiz Muhterisler Destanı!

  Habis ur gibi yapıştılar millet sırtına,Bir kaşık su içinde estirdiler fırtına. Harami gibi gelip oturdular teklifsiz,Minareyi çaldılar gündüzleyin kılıfsız! Kaşıkla veren aynı, kepçeyle alan aynı,“Cambaza bak” diyenle ceplerden çalan aynı! Kuleler gökyüzünde, kentsel...

0

Hukukun İçinde, Yanında, Karşısında Bir Değer: Vicdan

İnsana yaratılıştan verilen ve “kalp gözü” olarak da nitelendirilen, insana mahsus yanılmaz ve yanıltmaz bir bir cevher olan “vicdan”ın ne şekilde hukukun içinde, yanında veya karşısında bir “değer” olduğu, öğretiden görüşler, tarihi örnekler ve Yargıtay kararları ile açıklanmaya çalışılmıştır.

0

Kanunların Ruhu veya Ruhunu Arayan Kanunlar

(Hüsamettin UĞUR-Yargıtay Tetkik Hakimi, Terazi Dergisi, Yıl: 3 Sayı: 17, Ocak 2008) Özet Yerine “Basitçe ifade edersek; kanunların bir “söz”ü vardır, bir “ruh”u… “Söz” dediğimiz, kanunun dile getirilmesi, yani yazılması, kayda geçirilmesidir. Bir kanunun...